Kuşkusuz o, değeri çok yüce Kur’an’dır. (Aslı) korunmuş bir kitaptadır. Ona ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir.
Vâkıa 56/77-79, Kur’an Yolu Meali
Dayanılan âyet ne diyor?
Vâkıa sûresinin bu âyetleri, Kur’an’ın korunmuş bir kitapta bulunduğunu ve ona ancak tertemiz olanların dokunabileceğini bildirir. Kur’an Yolu meali, buradaki “tertemiz olanlar” ifadesini parantez içinde melekler olarak açıklar. Yani âyetin doğrudan muhatabı, Levh-i Mahfûz’daki asıl nüshaya temas eden meleklerdir.
Bu tespit önemlidir; çünkü mushafa abdestsiz dokunmanın hükmü yalnız bu âyetten çıkarılmış değildir. Âlimler bu âyeti bir işaret sayar, asıl dayanağı ise Peygamberimizin Amr b. Hazm’a gönderdiği mektupta yer alan “Kur’an’a ancak temiz olan dokunsun” ifadesine ve sahâbe uygulamasına bağlar.
Tebliğ dersiTemizlik İmandandırMaddî ve manevî temizliğin dindeki yerini kısa bir dersle öğren.Mezhepler ne diyor?
Dört mezhebin çoğunluğu, abdesti olmayan kişinin mushafa doğrudan dokunmasını câiz görmez. Bu, mushafa gösterilen saygının bir gereği olarak değerlendirilmiştir. Cünüp olan kişi için hüküm daha kesindir; bu durumda hem dokunmak hem de Kur’an okumak câiz görülmemiştir.
Bununla birlikte ezberden ya da ekrana bakarak Kur’an okumak, abdestsiz kişi için câizdir. Mesele okumak değil, mushafa temastır. Ayrıca dış kabına, cildine ya da bir kılıf üzerinden tutmak konusunda mezhepler arasında kolaylık sağlayan görüşler bulunur; Hanefî mezhebinde mushafın cildinden veya ayrı bir bezle tutulması câiz sayılmıştır.
Cünüplük hâlindeki kişinin Kur’an okumaması hükmü, dua ve zikir niyetiyle okunan âyetleri kapsamaz. Besmele çekmek, Fâtiha’yı dua niyetiyle okumak ya da Âyetü’l-Kürsî’yi korunma niyetiyle okumak câiz görülmüştür. Bu ayrım, ibadet hayatının kesintiye uğramaması için konulmuş pratik bir kolaylıktır ve fıkıh kitaplarında ayrı bir başlık altında işlenir.
- Abdestsiz mushafa doğrudan dokunmak: çoğunluğa göre câiz değildir.
- Abdestsiz ezberden ya da bakarak okumak: câizdir.
- Cünüplük hâlinde okumak: câiz görülmemiştir.
- Kılıf, bez veya cilt üzerinden tutmak: kolaylık vardır.
- Meal ve tefsir kitapları: mushaf hükmünde değildir.
Meal ve tefsir kitapları
İçinde Arapça metin bulunmayan meal kitapları, tercüme sayıldığı için mushaf hükmünde değildir ve abdestsiz tutulabilir. Tefsir kitapları da aynı şekilde değerlendirilir; içlerinde âyet metinleri bulunsa da kitabın çoğunluğu açıklama olduğu için mushaf hükmü verilmez.
Aynı şey ilmihal, hadis kitabı ve dua mecmuaları için de geçerlidir. Yalnız, içinde âyet yazılı sayfalara doğrudan temas etmemeye özen göstermek edep sayılmıştır. Bu ayrım, ilim öğrenmeyi zorlaştırmamak için konulmuş pratik bir kolaylıktır.
İlgili blog yazısıKur’an okumaya nasıl başlanır?Okumaya başlamanın adımlarını ve pratik yolları ayrıntılı oku.Telefondan Kur’an okumak
Telefon ve tablet ekranından Kur’an okumak, mushafa dokunmak sayılmaz. Ekranda görüntülenen yazı, kâğıda basılmış bir metin gibi değildir; cihaz kapatıldığında o yazı ortadan kalkar. Din İşleri Yüksek Kurulu da bu sebeple ekrandan okumak için abdest şartı aramaz.
Bu kolaylık, Kur’an’la bağ kurmayı ciddi biçimde artıran bir imkândır. Metroda, sırada beklerken ya da mesai arasında birkaç âyet okumak artık mümkündür. Yine de kaynaklar, imkân varken abdestli okumanın daha faziletli olduğunu hatırlatır; kolaylık, edebi ortadan kaldırmaz.
Öğretim ve zaruret hâlleri
Kur’an öğreten ya da öğrenen kişilerin sürekli abdest tazelemesinin zorlaştığı durumlar için âlimler kolaylık tanımıştır. Özellikle çocuklara Kur’an öğretiminde, abdest şartının bir engel hâline gelmemesi gözetilir. Çocuk zaten dinen mükellef değildir; ona mushafı tutturmak için abdest zorunluluğu aranmaz.
Aynı şekilde âdet ve lohusalık hâlindeki kadınların Kur’an öğrenmesi ve öğretmesi konusunda, ihtiyaç sebebiyle kolaylık sağlayan görüşler benimsenmiştir. Bu hâllerde dua ve zikir âyetlerini dua niyetiyle okumak da câiz görülmüştür. Ayrıntı için Kurul’un ilgili fetvalarına bakmak en sağlıklı yoldur.
Ezber AtölyesiSûreleri ezberleEzberden okuyabildiğin sûre sayısı arttıkça bu mesele de kolaylaşır.Asıl mesele: mushafa gösterilen saygı
Bu hükmün arkasındaki fikir, mushafın sıradan bir kitap gibi görülmemesidir. Yere konmaması, üzerine başka eşya yığılmaması, yıprandığında çöpe atılmayıp uygun şekilde muhafaza edilmesi ya da yakılıp gömülmesi hep aynı saygı çerçevesindedir.
Bununla birlikte saygı, Kur’an’ı raftan indirmemeye dönüşmemelidir. Yıllarca dokunulmadan saklanan bir mushaf ile her gün açılıp okunan bir mushaf arasında, ikincisi hedeftir. Abdest şartı okumanın önüne bir engel değil; okumaya bir hazırlık olarak konulmuştur.
Mushafın yıprandığında ne yapılacağı da bu saygının parçasıdır. Kullanılamaz hâle gelen bir mushaf çöpe atılmaz; temiz bir beze sarılarak gömülür, yakılır ya da camilerin bu iş için ayrılmış kutularına bırakılır. Diyanet, il müftülüklerinde bu amaçla toplama noktaları oluşturmuştur; yıpranan mushaflar oraya teslim edilebilir.
Bugüne düşen pay
Bu meselede iki uçtan da uzak durmak gerekir. Birincisi, abdestsiz dokunma endişesiyle mushafı hiç açmamak; ikincisi, hükmü tamamen önemsiz sayıp saygıyı gevşetmek. Ölçü ortadadır: Mümkünse abdestli tut, mümkün değilse ekrandan ya da ezberden oku.
Bugün için tek bir adım: Telefonuna Kur’an mealini kur ve ana ekranına al. Abdestin olmadığı bir aralıkta bile okuyabileceğini bilmek, günlük okumayı kesintisiz hâle getirir.
Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir
Puan durumun hazırlanıyor…
Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.
Kaynaklar ve devam okumaları
Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.

