Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları bağışlar. Dilediğini de kısır bırakır.
Şûrâ 42/49-50, Kur’an Yolu Meali
Bu bir ceza değildir
Kur’an, çocuk verilmesini de verilmemesini de aynı âyette, aynı cümle yapısıyla anlatır. Kız verilmesi, erkek verilmesi ve çocuk verilmemesi; üçü de Allah’ın takdiri olarak sıralanır. Bu sıralama son derece önemlidir, çünkü aradaki hiyerarşiyi ortadan kaldırır. Çocuğu olmamak, bir eksiklik veya cezalandırılma işareti değildir.
Bu bilgi, bekleyen ailelerin taşıdığı en ağır yüklerden birini kaldırır: “Acaba bir günahımın karşılığı mı?” sorusunu. İmtihanların çeşitli olduğunu ve herkesin farklı bir alandan sınandığını hatırlamak gerekir. Nitekim peygamberler arasında da uzun yıllar çocuk beklemiş olanlar vardır; onların bekleyişi bir kusurun sonucu değildi.
Peygamberlerin duaları
Hz. Zekeriyyâ, ilerlemiş yaşına rağmen Rabbine gizlice yalvarmış ve bir evlât istemiştir. Duası kabul edilmiş, kendisine Hz. Yahyâ müjdelenmiştir. Kur’an bu kıssayı anlatırken onun duasını da aktarır: “Rabbim! Beni tek başıma bırakma; sen vârislerin en hayırlısısın.”
Hz. İbrahim de yaşlılığında çocuk müjdesi almış ve bunun karşısında şaşırmıştır. Bu kıssalar iki şey öğretir: Birincisi, beklemek bir yenilgi değildir. İkincisi, dua etmekten vazgeçilmez. Uzun yıllar süren bir bekleyişten sonra gelen müjdeler, Kur’an’da özellikle anlatılmıştır.
Bu duaların ortak yanı, sabırla birlikte ısrarcı olmalarıdır. Kur’an’ın öğrettiği bir başka dua da müminlerin diliyle aktarılır: “Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak kimseler bağışla.”
Ezber yüzeyiKur’an’daki duaları öğrenHz. Zekeriyyâ’nın duası ve “Rabbenâ heb lenâ” duasını okunuşu ve anlamıyla ezberle.Tedavi olmak meşrûdur
Sabır, tedaviden vazgeçmek anlamına gelmez. Peygamberimiz açıkça tedavi olmayı emretmiş ve Allah’ın şifasını yaratmadığı bir hastalık yaratmadığını bildirmiştir. Bu ölçü, çocuk sahibi olamama durumu için de geçerlidir; hekime başvurmak tevekkülle çelişmez, onun bir parçasıdır.
Tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemleri konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaklaşımı bellidir: Yöntem, yalnız evli çiftin kendi üreme hücreleriyle ve nikâh devam ederken uygulandığında caiz görülür. Üçüncü bir kişiden hücre alınması veya taşıyıcı annelik ise nesebin karışmasına yol açtığı için caiz görülmemiştir. Kendi durumuna özel sorular için Din İşleri Yüksek Kurulu’na başvurmak en doğrusudur.
Tebliğ dersiEşler Arasında Sevgi ve SorumlulukZor dönemlerde eşler arasındaki dayanışmanın ölçüsünü kısa bir dersle öğren.Çevrenin baskısı ve suçlayıcı dil
Bu süreçteki en yıpratıcı unsur çoğu zaman tıbbî değil sosyaldir. “Müjde ne zaman?” sorusu, soranın niyeti iyi olsa bile karşı tarafta derin bir yara açabilir. Daha ağırı, sorumluluğun genellikle kadına yüklenmesi ve onun suçlanmasıdır. Bu tutumun dinî hiçbir dayanağı yoktur; âyet, takdiri doğrudan Allah’a bağlar.
Çevreye düşen görev basittir: Sormamak. Bir aile paylaşmak isterse zaten paylaşır. Ailenin kendisine düşen ise sınır koymayı öğrenmektir; her soruya açıklama yapma zorunluluğu yoktur. “Hayırlısı olsun, dua edin” cümlesi çoğu zaman yeterli ve kapatıcı bir cevaptır.
Eşler birbirini yormadan
Uzun süren tedavi süreçleri eşler arasındaki ilişkiyi de zorlar. Karşılıklı suçlama, kaçınma veya konuyu hiç konuşmama; üçü de yıpratıcıdır. Bu dönemde en çok işe yarayan şey, meseleyi bir ortak imtihan olarak görmek ve kimseyi sorumlu tutmamaktır.
Ayrıca hayatı bu tek konu etrafında kurmamak gerekir. Tedavi sürerken de paylaşılan başka hedefler, birlikte yapılan işler ve sürdürülen bir sosyal hayat, ilişkiyi ayakta tutar. Gerekirse bir aile danışmanından destek almak da bu süreçte yaygın ve faydalı bir adımdır.
Açık kalan diğer kapılar
Bekleyiş uzadığında akla gelen bir başka yol, bir çocuğun bakımını üstlenmektir. Türkiye’de koruyucu aile modeli, çocuğun kimliği ve nesebi korunarak bir aile ortamında büyümesini sağlar; bu yaklaşım İslâm’ın yetim himayesine bakışıyla da uyumludur.
Ayrıca evlâdın Allah katındaki karşılığı olan “sadaka-i câriye” yalnız çocukla sınırlı değildir. Faydası devam eden bir ilim, bir su kuyusu, bir eğitim desteği veya bir yetimin himayesi de aynı kapıdan girer. Bu, çocuk özlemini küçümsemek için söylenmez; hayatın anlamının tek bir yola bağlı olmadığını hatırlatmak için söylenir.
İlgili blog yazısıYetim hakkı ve koruyucu aileKoruyucu aile modelini ve yetimi himaye etmenin dindeki karşılığını ayrıntılı oku.Sonuç: Duayı da tedaviyi de bırakma
Çocuk sahibi olamamak bir ceza değil, bir imtihandır ve Kur’an bunu açıkça takdire bağlar. Bu süreçte üç şey birlikte yürür: Tedaviye devam etmek, duadan vazgeçmemek ve eşler olarak birbirini suçlamamak.
Bugün için bir adım seç: Hz. Zekeriyyâ’nın duasını öğren ve düzenli olarak oku. Bir diğer adım ise sınır koymak: Rahatsız eden sorulara açıklama yapma zorunluluğun olmadığını kendine hatırlat.
Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir
Puan durumun hazırlanıyor…
Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.
Kaynaklar ve devam okumaları
Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.
