Blog’a dön
İman ve Peygamberler

Kur’an’da Adı Geçen Peygamberler ve Görevleri

Kur’an, insanlığa gönderilen peygamberlerin sayısını bildirmez; ancak yirmi beşinin adını anar. Bu isimler yalnız birer tarih bilgisi değildir. Her biri, farklı bir imtihanda nasıl davranılacağını gösteren canlı bir örnektir.

9 dakika okuma 2 kısa soru · 10 P Tebliğ
Bu yazıda neler var?
  1. 01 Kaç peygamber gönderilmiştir?
  2. 02 Kur’an’da adı geçen yirmi beş peygamber
  3. 03 Nebî ile resul arasındaki fark
  4. 04 Ülü’l-azm peygamberler
  5. 05 Peygamberlerin ortak sıfatları
  6. 06 Kıssalar neden anlatılır?
  7. 07 Sonuç: Ayrım yapmadan iman

Andolsun ki biz her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğuttan kaçının” diye bir peygamber gönderdik.

Nahl 16/36, Kur’an Yolu Meali

Kaç peygamber gönderilmiştir?

Kur’an, peygamberlerin toplam sayısını vermez. Bir âyette, gönderilen peygamberlerden bir kısmının anlatıldığı bir kısmının ise anlatılmadığı bildirilir. Bu yüzden kesin sayı üzerine konuşmak yerine, Kur’an’da adı geçenleri bilmek yeterlidir.

Bazı rivayetlerde toplam sayıya dair ifadeler yer alsa da bunlar kesin bir bilgi olarak kabul edilmemiştir. Önemli olan şu ilkedir: Allah her topluma bir uyarıcı göndermiştir ve hiçbir toplum tebliğsiz bırakılmamıştır. Bu, ilâhî adaletin bir gereğidir.

İman esası olarak bizden istenen, peygamberlerin tamamına ayrım yapmadan inanmaktır. Kur’an, müminleri tarif ederken “O’nun peygamberlerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız” dediklerini aktarır.

Kur’an’da adı geçen yirmi beş peygamber

Kur’an’da adı açıkça zikredilen peygamberler şunlardır. Bu isimlerin bir kısmının kıssaları uzun uzun anlatılırken bir kısmı yalnız zikredilmekle yetinilir.

  • Âdem, İdrîs, Nûh, Hûd, Sâlih, İbrâhim, Lût, İsmâil, İshak, Ya‘kūb
  • Yûsuf, Şuayb, Eyyûb, Zülkifl, Mûsâ, Hârûn, Dâvûd, Süleyman, İlyâs, Elyesa‘
  • Yûnus, Zekeriyyâ, Yahyâ, Îsâ ve Muhammed (a.s.)
  • Üzeyir, Lokmân ve Zülkarneyn’in peygamber olup olmadığı ise âlimler arasında tartışılmıştır.
Tebliğ dersiPeygamberlere İmanPeygamberliğin ne olduğunu, sıfatlarını ve son peygamberi kısa bir dersle öğren.

Nebî ile resul arasındaki fark

Yaygın kabule göre nebî, Allah’tan vahiy alan ve kendisine yeni bir kitap veya şeriat verilmeyip önceki şeriatı devam ettiren peygamberdir. Resul ise kendisine yeni bir kitap veya hüküm verilen peygamberdir. Bu ayrım kesin bir sınır değildir; âlimler arasında farklı tanımlar da yapılmıştır.

Pratikte akılda tutulması gereken şey şudur: Her resul aynı zamanda nebîdir, fakat her nebî resul değildir. Bu ayrım, peygamberler arasında bir değer sıralaması kurmak için değil; görev farkını anlatmak için yapılır.

Kur’an, peygamberler arasında bazılarının diğerlerinden üstün kılındığını bildirir; fakat bu, müminlerin onlar arasında ayrım yapması anlamına gelmez. Üstünlük Allah’ın takdiridir; bize düşen ise hepsine iman etmek ve hiçbirini inkâr etmemektir. Bir peygamberi inkâr etmek, hepsini inkâr etmek hükmündedir.

Ülü’l-azm peygamberler

Kur’an, bazı peygamberleri “azim sahipleri” olarak niteler. Genel kabule göre bunlar beş peygamberdir: Hz. Nûh, Hz. İbrâhim, Hz. Mûsâ, Hz. Îsâ ve Hz. Muhammed (a.s.). Bu beş isim, hem uzun süre tebliğde bulunmuş hem de büyük zorluklara sabretmiştir.

Ahzâb sûresinde bu beş peygamberden alınan “misak”, yani ağır sözleşme özellikle zikredilir. Onların ortak yanı, kavimlerinin yoğun direnişine rağmen davetten vazgeçmemeleridir. Hz. Nûh’un uzun yıllar süren daveti bu sabrın en bilinen örneğidir.

İlgili blog yazısıHz. İbrahim kimdir?Ülü’l-azm peygamberlerden Hz. İbrahim’in hayatını ve teslimiyetini ayrıntılı oku.

Peygamberlerin ortak sıfatları

Bütün peygamberlerde bulunması gereken beş sıfat vardır ve bunlar akaid kitaplarında sayılır: Sıdk (doğruluk), emanet (güvenilirlik), fetânet (üstün akıl), tebliğ (bildirmek) ve ismet (günahtan korunmuşluk). Bu sıfatlar, peygamberliğin nasıl bir görev olduğunu da anlatır.

Bu sıfatların yanında bir hatırlatma daha vardır: Peygamberler insandır. Kur’an bunu ısrarla belirtir; onlar yerler, içerler, çarşıda dolaşırlar. Bu vurgu, peygamberleri insanüstü varlıklar hâline getirip örnek alınamaz kılan yaklaşımın önüne geçer. Örnek alınabilmesi için insan olması gerekir.

Sıfatlardan “ismet”, yani günahtan korunmuşluk özellikle dikkat ister. Bu, peygamberlerin hiç hata yapmadığı anlamına gelmez; tebliğ görevini zedeleyecek ve insanları yanıltacak bir günah işlemekten korunmuş olmaları demektir. Nitekim Kur’an, bazı peygamberlerin beşerî tercihlerinde uyarıldığını da anlatır ve bu uyarıları gizlemez. Bu açıklık, Kur’an’ın kendi anlatımına duyduğu güvenin göstergesidir.

Kıssalar neden anlatılır?

Kur’an kıssaları tarih anlatmak için değil, ibret alınması için anlatır. Nitekim Yûsuf sûresinin sonunda bu açıkça belirtilir: Onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır; bu uydurulmuş bir söz değil, bir doğrulama ve açıklamadır.

Bu yüzden kıssalar okunurken sorulması gereken soru “ne zaman oldu?” değil, “bana ne söylüyor?”dur. Hz. Eyyûb sabrı, Hz. Yûsuf affetmeyi, Hz. Nûh yılmamayı, Hz. Mûsâ zalim karşısında durmayı öğretir. Her biri bir imtihan türünün rehberidir.

Kıssaların bir işlevi daha vardır: Peygamberimizi ve müminleri teselli etmek. Mekke’de baskı yoğunlaştığında inen kıssalar, daha önce de peygamberlerin yalanlandığını ve sonunda hakkın galip geldiğini hatırlatır. Kur’an bunu açıkça belirtir: Bu haberler, senin kalbini pekiştirmek için anlatılır. Yani kıssalar yalnız bilgi değil, zor günde tutunulacak bir dayanaktır.

İlim meclisiEsmâü’l-HüsnâPeygamberlerin tanıttığı Allah’ı isimleriyle tanımayı oturum oturum derinleştir.

Sonuç: Ayrım yapmadan iman

Peygamberlere iman, imanın altı esasından biridir ve hepsini ayrım yapmadan kabul etmeyi gerektirir. Kur’an yirmi beş isim anar; ülü’l-azm olarak beşini öne çıkarır ve hepsinde beş ortak sıfatı bildirir.

Bu hafta için tek bir adım: Adını bildiğin ama kıssasını okumadığın bir peygamberi seç ve ilgili sûreyi mealinden oku. Kıssalar, okundukça bir tarih olmaktan çıkıp bir rehbere dönüşür.

Yazının öğrenme puanı

Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir

Puan durumun hazırlanıyor…

Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.

Daha derine in

Kaynaklar ve devam okumaları

Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.

Okumaya devam et