Blog’a dön
Gündem ve Sorumluluk

Yapay Zekâ ve Din: Fetvayı Kime Sormalı?

Bugün pek çok kişi dinî sorusunu önce bir yapay zekâ uygulamasına soruyor. Bu araçlar hızlı ve akıcı cevap veriyor; ancak verdikleri her cevap doğru olmuyor. Bu yazı, konuyu bilgi kaynağı ve sorumluluk açısından ele alıyor.

8 dakika okuma 2 kısa soru · 10 P Tebliğ
Bu yazıda neler var?
  1. 01 Yeni bir bilgi kaynağı
  2. 02 Bilgi ile fetva farkı
  3. 03 Doğru kullanım alanı
  4. 04 Paylaşım sorumluluğu
  5. 05 İnsanın yerini alır mı?
  6. 06 Bugüne düşen pay

Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsrâ 17/36, Kur’an Yolu Meali

Yeni bir bilgi kaynağı

Yapay zekâ araçları, kendilerine sorulan soruya akıcı ve kendinden emin görünen cevaplar üretir. Bu akıcılık, cevabın doğru olduğu izlenimini güçlendirir; oysa akıcılık doğrulukla aynı şey değildir.

Bu araçların çalışma biçimi, bir metnin en olası devamını üretmeye dayanır. Bu yüzden var olmayan bir hadisi gerçekmiş gibi, olmayan bir âyet numarasını doğruymuş gibi üretebilirler.

Bu risk, dinî bilgide diğer alanlardan daha ağırdır. Yanlış bir tarih bilgisi zarar vermeyebilir; Peygamberimize ait olmayan bir sözü ona nispet etmek ise hadis kaynaklarında özel bir uyarıyla yasaklanmıştır.

Bu araçların bir başka özelliği, aynı soruya farklı zamanlarda farklı cevap verebilmesidir. Tutarlılık garantisi olmayan bir kaynak, hüküm bildirmek için elverişli değildir. Oysa fetva, aynı şartlarda aynı cevabı vermeyi gerektirir; bu istikrar, ilmî geleneğin temel özelliğidir.

Tebliğ dersiHaberi DoğrulamakBilgi doğrulama sorumluluğunu ve yöntemini kısa dersle öğren.

Bilgi ile fetva farkı

Fetva, genel bilgi vermek değildir. Soran kişinin durumunu, niyetini, şartlarını ve bulunduğu bağlamı dikkate alarak verilen özel bir cevaptır. Aynı soruya iki farklı kişi için farklı cevap verilebilir.

Bu yüzden fetva verme yetkisi ehliyet ister. Bir metni okuyup aktarmak ile o metnin kişinin durumuna nasıl uygulanacağına karar vermek farklı işlerdir.

Yapay zekâ, kişinin bağlamını bilemez ve sorumluluk taşımaz. Verdiği cevabın hesabını verecek bir muhatap yoktur. Oysa fetvada sorumluluk, cevabı verene aittir; bu da cevabın ciddiyetini belirler.

Bu sebeple pek çok kurum, yapay zekâ çıktısının fetva yerine geçmeyeceğini açıkça belirtir. Diyanet’in fetva hattı, müftülükler ve Din İşleri Yüksek Kurulu, sorunun bağlamını dinleyerek cevap veren mercilerdir. Bir sorunun kime sorulduğu, çoğu zaman cevabın kendisi kadar önemlidir.

Bilmediği hâlde fetva verene, verdiği fetvanın günahı da yüklenir.

Ebû Dâvûd, İlim 8; İbn Mâce, Mukaddime 8 — özetle

Doğru kullanım alanı

Bu araçlar tamamen reddedilmek zorunda değildir. Bir kavramın ne anlama geldiğini öğrenmek, bir konunun başlıklarını çıkarmak ya da nereden okumaya başlayacağını sormak için faydalı olabilirler.

Ancak çıktının kaynağı mutlaka doğrulanmalıdır. Verilen hadis kaynak bilgisi Diyanet’in hadis portalından, âyet numarası Kur’an portalından ve hüküm bilgisi Din İşleri Yüksek Kurulu fetvalarından kontrol edilmelidir.

Pratik bir kural şudur: Yapay zekâyı bir arama başlangıcı olarak kullan, bir cevap mercii olarak değil. Onu kütüphaneye götüren bir yol tarifi gibi düşünmek, doğru konumlandırmadır.

Bir başka faydalı kullanım, dil desteğidir. Arapça bir metnin kelime karşılıklarını çıkarmak ya da uzun bir metnin başlıklarını özetlemek gibi işlerde bu araçlar zaman kazandırır. Burada da çıktı, asıl kaynakla karşılaştırıldığı sürece güvenlidir.

  1. Soruyu sor, ama cevabı doğrulanmamış kabul et.
  2. Verilen âyet ve hadis kaynağını portallardan kontrol et.
  3. Hüküm gerektiren konuları Kurul fetvalarına götür.
  4. Kişisel durumunu ilgilendiren meseleyi ehline sor.
  5. Doğrulamadığın hiçbir dinî bilgiyi paylaşma.
İlgili blog yazısıBir hadisin sahih olduğu nasıl anlaşılır?Rivayetleri doğrulamanın yollarını ve senedin işlevini oku.

Paylaşım sorumluluğu

İsrâ sûresindeki âyet, bilmediğin şeyin ardına düşmeyi yasaklar ve kulak, göz ile gönlün sorumlu tutulacağını bildirir. Bu âyet, bilgi çağının en çok ihtiyaç duyduğu ölçülerden biridir.

Hadiste ise duyduğu her şeyi anlatmanın kişiye yalan olarak yeteceği belirtilir. Yani bir bilgiyi üretmemiş olmak, onu yaymanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bu ölçüler, yapay zekâ çıktısını paylaşırken de geçerlidir. Kaynağını görmeden aktarılan bir dinî bilgi, iyi niyetle paylaşılmış olsa bile yanlış bilginin yayılmasına ortak olmak demektir.

Bu sorumluluk, içerik üretenler için daha da ağırdır. Yapay zekâ ile hazırlanmış dinî içerikleri kaynak göstermeden yayımlamak, doğrulanmamış bilginin hızla çoğalmasına yol açar. Üretimin kolaylaşması, denetimin gereğini azaltmaz; aksine daha da zorunlu kılar.

İnsanın yerini alır mı?

Din öğrenimi yalnız bilgi aktarımı değildir. Klasik gelenekte ilim, hoca karşısında ve bir edeple öğrenilir. Kur’an okumanın “fem-i muhsin”den alınması, bu aktarımın niçin insana bağlı olduğunu gösterir.

İkinci boyut ahlâk eğitimidir. Bir davranışın nasıl yapıldığı anlatılarak değil, görülerek öğrenilir. Peygamberimizin örnekliği de bu yüzden bir metin değil bir hayattır.

Bu sebeple yapay zekâ, kaynağa ulaşmayı kolaylaştıran bir araç olabilir; ancak öğretmenin, cemaatin ve sohbetin yerini alamaz. Araç ile ilişkiyi karıştırmamak gerekir.

İlim meclisiİmam Gazzâlîİlim öğrenme usulünü ve ilim ahlâkını oturum oturum çalış.

Bugüne düşen pay

Yeni bir araç, yeni bir sorumluluk getiriyor. Bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça, doğrulamak daha da önemli hâle geliyor.

Bugün için tek bir adım: Son zamanlarda gördüğün ve doğruluğundan emin olmadığın dinî bir bilgiyi seç ve kaynağını Diyanet portallarından kontrol et. Doğrulama alışkanlığı tek bir aramayla başlıyor.

Yazının öğrenme puanı

Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir

Puan durumun hazırlanıyor…

Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.

Daha derine in

Kaynaklar ve devam okumaları

Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.

Okumaya devam et