Günün Sözü
Ayet
25
Şüphesiz ben, evet ben Allah'ım. Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et ve beni anmak için namazı dosdoğru kıl.
Tâhâ Sûresi 14
Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.
Bakara Sûresi 153
Namazları ve orta namazı koruyun; Allah'a gönülden bağlanarak namaz durun.
Bakara Sûresi 238
Şüphesiz namaz, müminlere vakitleri belirlenmiş olarak farz kılındı.
Nisâ Sûresi 103
Gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, düşünenlere bir öğüttür.
Hûd Sûresi 114
Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl; bir de sabah okuyuşunu. Çünkü sabah okuyuşuna melekler şahit olur.
İsrâ Sûresi 78
Akşama vardığınızda da sabaha kavuştuğunuzda da Allah'ı tesbih edin.
Rûm Sûresi 17
Namazı dosdoğru kıl; çünkü namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.
Ankebût Sûresi 45
Şüphesiz mescidler Allah'ındır; öyleyse Allah'tan başkasına yalvarmayın.
Cin Sûresi 18
Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, huşû duyanlardan başkasına ağır gelir.
Bakara Sûresi 45
Rabbim! İlmimi artır de.
Tâhâ Sûresi 114
Allah iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
Bakara Sûresi 257
Şüphesiz her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
İnşirâh Sûresi 5-6
De ki: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.
Zümer Sûresi 53
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.
Yûsuf Sûresi 87
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.
Mülk Sûresi 2
Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür; kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.
Zilzâl Sûresi 7-8
Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemez.
Bakara Sûresi 286
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ı tesbih etmektedir.
Hadîd Sûresi 1
Rabbiniz buyurdu: Bana dua edin, duanıza cevap vereyim.
Mü'min Sûresi 60
İyilikle kötülük bir olmaz; sen kötülüğü en güzel şekilde sav.
Fussilet Sûresi 34
Allah'ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz.
Enfâl Sûresi 45
Allah, bir toplum kendi içindekini değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez.
Ra'd Sûresi 11
Kim Allah'a tevekkül ederse Allah ona yeter.
Talâk Sûresi 3
Rabbim! Gireceğim yere doğrulukla girmemi, çıkacağım yerden doğrulukla çıkmamı sağla; katından bana yardımcı bir güç ver.
İsrâ Sûresi 80
Hadis
25
Ameller ancak niyetlere göredir; herkese niyet ettiği şey vardır.
Buhârî, Bed'ü'l-Vahy 1
Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.
Buhârî, İlim 11
Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir.
Buhârî, Îmân 4
Hiçbiriniz kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçekten iman etmiş olmaz.
Buhârî, Îmân 7
Beş vakit namaz, kapınızın önünden akan bir ırmak gibidir; orada günde beş kez yıkanan kişide kirden eser kalır mı?
Buhârî, Mevâkît 6
Kim bir müminin dünya sıkıntısını giderirse Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir.
Müslim, Zikr 69
İnsanların Allah'a en sevimlisi, insanlara en çok faydalı olanıdır.
Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr
Allah güzeldir, güzelliği sever.
Müslim, Îmân 147
Kim Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin ya sussun.
Buhârî, Rikāk 23
Kıyamet gününde kul, ömrünü nerede tükettiğinden ve ilmiyle ne yaptığından sorulmadıkça yerinden kımıldayamaz.
Tirmizî, Kıyâme 1
Temizlik imanın yarısıdır.
Müslim, Tahâret 1
Güçlü mümin, Allah katında zayıf müminden daha hayırlı ve daha sevimlidir.
Müslim, Kader 34
Kim iman ederek ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.
Buhârî, Îmân 28
Âdemoğlunun iki vadi dolusu malı olsa üçüncü bir vadi ister; âdemoğlunun içini topraktan başkası doldurmaz.
Buhârî, Rikāk 10
Hediyeleşin ki birbirinizi seversiniz.
Münâvî, Feyzü'l-Kadîr
Din nasihattir.
Müslim, Îmân 95
Kişi dostunun dini üzeredir; öyleyse her biriniz kiminle dostluk kurduğuna iyi baksın.
Tirmizî, Zuhd 45
Müminler, sevgi ve merhamette birbirlerine kenetlenmiş bir binaya benzer.
Buhârî, Salât 88
Hiçbirinizi ameli cennete sokmaz; bana da ancak Allah'ın rahmeti yeter.
Buhârî, Rikāk 18'den
Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır: selâmı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye katılmak, davete gitmek ve aksırana 'yerhamükallah' demek.
Buhârî, Cenâiz 2
Hayâ imandandır.
Buhârî, Îmân 3
İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: sağlık ve boş vakit.
Buhârî, Rikāk 1
Kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin; gücü yetmezse diliyle, ona da gücü yetmezse kalben buğz etsin.
Müslim, Îmân 78
Dünyada garip bir yolcu gibi ol.
Buhârî, Rikāk 3
En hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olandır.
Tirmizî, Radâ 11
Güzel Söz
25
Kim olduğunu unutma; nereye gittiğini hatırla.
Atasözü
Dilini terbiye etmeden kalbini terbiye edemezsin.
Mevlânâ'ya atfedilir
İlim öğrenmek her Müslümana farzdır; az da olsa her gün bir şey öğren.
İbn Mâce'den ilhamla
Bugünün işini yarına bırakma; yarın ne olacağı belli olmaz.
Atasözü
Ağaç yaşken eğilir; evlâdına namazı küçükken sevdirmeye bak.
Atasözü
Küçük iyiliği küçümseme; damlaya damlaya göl olur.
Atasözü
Sözün en güzeli, az ve öz olanıdır.
Mevlânâ'ya atfedilir
Kalbin pusulası Kur'an olsun; o zaman yolunu şaşırmazsın.
Güzel söz
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.
Atasözü
Dostunun ayıbını söyleme; düşmanın zaten duyurur.
Atasözü
Bildiğini yaşamak, çok bilmekten hayırlıdır.
Güzel söz
Şükür nimeti artırır, hamd kalbi yumuşatır.
Güzel söz
Vakit sermayendir; nereye harcadığına dikkat et.
Güzel söz
Az konuş, çok dinle; bir ağzın, iki kulağın var.
Özdeyiş
Kırıldığın yerde değil, sığındığın yerde güçlenirsin.
Güzel söz
Kanaat, tükenmeyen bir hazinedir.
Hz. Ali'ye atfedilir
Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.
Hz. Ömer'e atfedilir
Öğrendiğinle amel et ki ilmin bereketlensin.
Güzel söz
İyilik edeni unutma; kötülük edeni affetmeye gayret et.
Güzel söz
Kibir, iyilikleri ateşe atmak gibidir.
Güzel söz
Kusur arayan, dost bulamaz.
Atasözü
Gönül yıkmak, Kâbe'yi yıkmaktan ağır vebaldir.
Güzel söz
Dün geçti, yarın meçhul; elindeki tek gün bugündür.
Güzel söz
Mal gider gelir; kırılan gönül kolay onarılmaz.
Güzel söz
Kınayanın kınaması seni haktan alıkoymasın.
Güzel söz
Dua
15
Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.
Bakara Sûresi 201
Allah'ım! Kalbimi, gözümü ve kulağımı haramdan koru.
Dua
Rabbim! Beni ve neslimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle; Rabbimiz, duamı kabul et.
İbrahim Sûresi 40
Allah'ım! Senden fayda veren ilim, temiz rızık ve kabul edilen amel dilerim.
İbn Mâce, Mukaddime 23'ten
Rabbim! Gönlüme ferahlık ver, işimi kolaylaştır.
Tâhâ Sûresi 25-26'dan
Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve işimizde bizi doğruya ulaştır.
Kehf Sûresi 10
Allah'ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği dilerim.
Müslim, Zekât 69'dan
Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.
Bakara Sûresi 250
Allah'ım! Çaresizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım.
Buhârî, Daavât 36'dan
Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sabit kıl.
Âl-i İmrân Sûresi 147'den
Allah'ım! Senden sağlık ve âfiyet dilerim.
İbn Mâce, Dua 2'den
Rabbimiz! Eşlerimizden ve çocuklarımızdan bize göz aydınlığı olacaklar ihsan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl.
Furkān Sûresi 74
Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğuna yem etme; rahmetinle bizi kâfirler topluluğundan kurtar.
Yûnus Sûresi 85-86'dan
Rabbim! Beni hakkı gören, hakkı söyleyen ve hakka uyanlardan eyle.
Dua
Rabbim! Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yolunda sabit kıl.
Fâtiha Sûresi 6-7'den
İlmihal
25
Abdestin farzları dörttür: yüzü ve dirseklere kadar kolları yıkamak, başın dörtte birini meshetmek, ayakları topuklarla birlikte yıkamak.
Hanefî ilmihali
Namazın farzlarından 'rükün' olanlar altıdır: iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû, sücud ve son oturuş.
Hanefî ilmihali
Sabah namazı iki, öğle ve ikindi dörder, akşam üç, yatsı dört rekât farzdır; vitir ise üç rekât vâciptir.
Hanefî ilmihali
Gusül; ağzı ve burnu yıkamak, sonra tüm bedeni kuru yer kalmayacak şekilde yıkamaktır.
Hanefî ilmihali
Secde; alın, burun, iki el, iki diz ve ayak parmakları üzerine yapılır; alnın yere değmesi şarttır.
Hanefî ilmihali
Seferî olan kişi dört rekâtlık farz namazları iki rekât kılar; yolculuğun en az üç gün sürmesi gerekir.
Hanefî ilmihali
Teyemmüm; su bulunmayınca veya kullanılamayınca temiz toprakla yüzü ve kolları meshederek alınan abdesttir.
Hanefî ilmihali
Cuma namazı cemaatle kılınır ve iki rekâttır; hutbe cumanın şartlarındandır.
Hanefî ilmihali
Oruç; tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır.
Hanefî ilmihali
Zekât; nisap miktarı malı olanın, üzerinden bir yıl geçince malının kırkta birini fakirlere vermesidir.
Hanefî ilmihali
Vaktinde kılınamayan farz namaz kaza edilir; nafile namazların kazası gerekmez.
Hanefî ilmihali
Sehiv secdesi; namazda vâcip bir fiil unutularak terk edildiğinde son oturuştan sonra yapılır.
Hanefî ilmihali
Fitre; Ramazan bayramı namazından önce, her mükellefin kendisi ve bakmakla yükümlü oldukları adına verdiği sadakadır.
Hanefî ilmihali
Pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak müstehaptır; kandil geceleri de nafile ibadetle değerlendirilir.
Hanefî ilmihali
Kurban; imkânı olan mükellefin Kurban bayramı günlerinde kestiği vâcip bir ibadettir.
Hanefî ilmihali
Farz namazların ilk iki rekâtında Fâtiha'dan sonra bir sûre veya üç kısa ayet okumak (zamm-ı sûre) vâciptir.
Hanefî ilmihali
Mest üzerine meshetmek; abdestli iken giyilen mestlerin ıslak elle meshedilmesidir; mukim için bir gün bir gece geçerlidir.
Hanefî ilmihali
İmsak; tan yerinin ağarıp orucun başladığı andır; bu andan itibaren yeme ve içme kesilir.
Hanefî ilmihali
Vücuttan akan kan, irin ve ağız dolusu kusmuk abdesti bozar.
Hanefî ilmihali
İstihare; bir işin hayırlısını öğrenmek için iki rekât namaz kılıp dua etmektir.
Hanefî ilmihali
Cenaze namazı farz-ı kifâyedir; bir kısım Müslümanlar kılınca diğerlerinin üzerinden sorumluluk düşer.
Hanefî ilmihali
Vitir namazının üçüncü rekâtında Fâtiha ve sûreden sonra tekbir alınıp kunut duası okunur.
Hanefî ilmihali
Tilâvet secdesi; Kur'an'daki secde ayetlerinden birini okuyan veya işiten kimsenin yapması vâcip olan secdedir.
Hanefî ilmihali
Kaza orucu; bozulan Ramazan orucunun gününe gün tutulmasıdır.
Hanefî ilmihali
Umre; ihrama girip tavaf ve sa'y yapmaktır; ömürde bir kere yapılması müstehaptır.
Hanefî ilmihali
Esmâ-i Hüsnâ
99
الرَّحْمٰن
er-Rahmân — Dünyada bütün canlılara sonsuz merhamet eden
Esmâ-i Hüsnâ · 1
الرَّحِيم
er-Rahîm — Ahirette müminlere özel rahmet eden
Esmâ-i Hüsnâ · 2
الْمَلِك
el-Melik — Bütün kâinatın gerçek sahibi ve mutlak hükümdarı
Esmâ-i Hüsnâ · 3
الْقُدُّوس
el-Kuddûs — Her türlü eksiklikten uzak, tertemiz ve yüce
Esmâ-i Hüsnâ · 4
السَّلَام
es-Selâm — Esenlik veren, kullarını selâmete çıkaran
Esmâ-i Hüsnâ · 5
الْمُؤْمِن
el-Mü'min — Güven veren, verdiği sözü yerine getiren
Esmâ-i Hüsnâ · 6
الْمُهَيْمِن
el-Müheymin — Her şeyi görüp gözeten, koruyup denetleyen
Esmâ-i Hüsnâ · 7
الْعَزِيز
el-Azîz — Mutlak güç ve izzet sahibi, yenilmeyen
Esmâ-i Hüsnâ · 8
الْجَبَّار
el-Cebbâr — İradesini her durumda yürüten, dilediğini yaptıran
Esmâ-i Hüsnâ · 9
الْمُتَكَبِّر
el-Mütekebbir — Büyüklük ve ululuk yalnız kendisine ait olan
Esmâ-i Hüsnâ · 10
الْخَالِق
el-Hâlık — Her şeyi yoktan yaratan
Esmâ-i Hüsnâ · 11
الْبَارِئ
el-Bârî — Yarattıklarını kusursuz ve uyumlu var eden
Esmâ-i Hüsnâ · 12
الْمُصَوِّر
el-Musavvir — Her varlığa ayrı bir şekil ve suret veren
Esmâ-i Hüsnâ · 13
الْغَفَّار
el-Gaffâr — Günahları örten ve tekrar tekrar bağışlayan
Esmâ-i Hüsnâ · 14
الْقَهَّار
el-Kahhâr — Her şeye mutlak gücüyle üstün gelen
Esmâ-i Hüsnâ · 15
الْوَهَّاب
el-Vehhâb — Karşılıksız, bol bol nimet ve ihsan veren
Esmâ-i Hüsnâ · 16
الرَّزَّاق
er-Rezzâk — Bütün canlıların rızkını veren
Esmâ-i Hüsnâ · 17
الْفَتَّاح
el-Fettâh — Hayır kapılarını açan, zorlukları çözen
Esmâ-i Hüsnâ · 18
الْعَلِيم
el-Alîm — Her şeyi, gizli açık bilen
Esmâ-i Hüsnâ · 19
السَّمِيع
es-Semî' — Her şeyi işiten
Esmâ-i Hüsnâ · 26
الْبَصِير
el-Basîr — Her şeyi gören
Esmâ-i Hüsnâ · 27
الْحَكِيم
el-Hakîm — Her işi hikmetli, yerli yerinde olan
Esmâ-i Hüsnâ · 46
الْوَدُود
el-Vedûd — Kullarını çok seven ve sevilmeye lâyık olan
Esmâ-i Hüsnâ · 47
الْغَفُور
el-Gafûr — Çok bağışlayan, mağfireti bol olan
Esmâ-i Hüsnâ · 34
الْكَرِيم
el-Kerîm — Cömertliği ve lütfu sonsuz olan
Esmâ-i Hüsnâ · 42
اللَّطِيف
el-Latîf — En ince işleri bilen, kullarına lütufkâr olan
Esmâ-i Hüsnâ · 30
الْحَلِيم
el-Halîm — Cezada acele etmeyen, yumuşak ve şefkatli olan
Esmâ-i Hüsnâ · 32
التَّوَّاب
et-Tevvâb — Tövbeleri çokça kabul eden
Esmâ-i Hüsnâ · 80
الْحَيّ
el-Hayy — Daima diri, ölümsüz olan
Esmâ-i Hüsnâ · 62
الْقَيُّوم
el-Kayyûm — Her şeyi ayakta tutan, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan
Esmâ-i Hüsnâ · 63
الْحَقّ
el-Hakk — Varlığı ve ilâhlığı gerçek, mutlak hakikat olan
Esmâ-i Hüsnâ · 51
الشَّكُور
eş-Şekûr — Az iyiliğe çok karşılık veren
Esmâ-i Hüsnâ · 35
الْعَظِيم
el-Azîm — Azameti ve yüceliği sınırsız olan
Esmâ-i Hüsnâ · 33
الْقَابِض
el-Kâbıd — Rızkı hikmetiyle daraltan, dilediğini tutan
Esmâ-i Hüsnâ · 20
الْبَاسِط
el-Bâsıt — Rızkı genişleten, gönülleri ferahlatan
Esmâ-i Hüsnâ · 21
الْخَافِض
el-Hâfıd — Hak etmeyeni alçaltan
Esmâ-i Hüsnâ · 22
الرَّافِع
er-Râfi' — Dilediğini yücelten, yükselten
Esmâ-i Hüsnâ · 23
الْمُعِزّ
el-Muizz — Dilediğine izzet ve şeref veren
Esmâ-i Hüsnâ · 24
الْمُذِلّ
el-Müzill — Dilediğini zillete düşüren
Esmâ-i Hüsnâ · 25
الْحَكَم
el-Hakem — Mutlak hüküm veren, son sözü söyleyen
Esmâ-i Hüsnâ · 28
الْعَدْل
el-Adl — Mutlak adaletli, asla haksızlık etmeyen
Esmâ-i Hüsnâ · 29
الْخَبِير
el-Habîr — Her şeyin iç yüzünden haberdar olan
Esmâ-i Hüsnâ · 31
الْعَلِيّ
el-Aliyy — Her şeyden yüce, üstün olan
Esmâ-i Hüsnâ · 36
الْكَبِير
el-Kebîr — Büyüklüğünün sınırı olmayan
Esmâ-i Hüsnâ · 37
الْحَفِيظ
el-Hafîz — Her şeyi koruyup gözeten, unutmayan
Esmâ-i Hüsnâ · 38
الْمُقِيت
el-Mukît — Her canlının azığını veren, her şeye gücü yeten
Esmâ-i Hüsnâ · 39
الْحَسِيب
el-Hasîb — Kullarının hesabını gören, onlara kâfi gelen
Esmâ-i Hüsnâ · 40
الْجَلِيل
el-Celîl — Ululuk ve azamet sahibi
Esmâ-i Hüsnâ · 41
الرَّقِيب
er-Rakîb — Her an her şeyi gözetleyen
Esmâ-i Hüsnâ · 43
الْمُجِيب
el-Mucîb — Dualara karşılık veren
Esmâ-i Hüsnâ · 44
الْوَاسِع
el-Vâsi' — İlmi ve rahmeti her şeyi kuşatan
Esmâ-i Hüsnâ · 45
الْمَجِيد
el-Mecîd — Şanı yüce, ikramı bol olan
Esmâ-i Hüsnâ · 48
الْبَاعِث
el-Bâis — Ölüleri dirilten, peygamber gönderen
Esmâ-i Hüsnâ · 49
الشَّهِيد
eş-Şehîd — Her şeye şahit olan, hiçbir şeyi kaçırmayan
Esmâ-i Hüsnâ · 50
الْوَكِيل
el-Vekîl — Kendisine güvenenlerin işini üstlenen
Esmâ-i Hüsnâ · 52
الْقَوِيّ
el-Kaviyy — Kudreti sonsuz, güçlü olan
Esmâ-i Hüsnâ · 53
الْمَتِين
el-Metîn — Gücü hiç sarsılmayan, sapasağlam olan
Esmâ-i Hüsnâ · 54
الْوَلِيّ
el-Veliyy — Müminlerin dostu ve yardımcısı
Esmâ-i Hüsnâ · 55
الْحَمِيد
el-Hamîd — Her türlü övgüye lâyık olan
Esmâ-i Hüsnâ · 56
الْمُحْصِي
el-Muhsî — Her şeyi tek tek sayıp bilen
Esmâ-i Hüsnâ · 57
الْمُبْدِئ
el-Mübdi' — Yaratmayı örneksiz başlatan
Esmâ-i Hüsnâ · 58
الْمُعِيد
el-Muîd — Yarattığını öldürüp yeniden dirilten
Esmâ-i Hüsnâ · 59
الْمُحْيِي
el-Muhyî — Can veren, dirilten
Esmâ-i Hüsnâ · 60
الْمُمِيت
el-Mümît — Eceli gelenin canını alan
Esmâ-i Hüsnâ · 61
الْوَاجِد
el-Vâcid — Dilediğini dilediği an bulan, hiçbir şeyden yoksun olmayan
Esmâ-i Hüsnâ · 64
الْمَاجِد
el-Mâcid — Şanı ve keremi yüce olan
Esmâ-i Hüsnâ · 65
الْوَاحِد
el-Vâhid — Zâtında, sıfatlarında ve işlerinde tek olan
Esmâ-i Hüsnâ · 66
الْأَحَد
el-Ahad — Bölünüp parçalanmayan, eşi benzeri olmayan
Esmâ-i Hüsnâ · 67
الصَّمَد
es-Samed — Hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu
Esmâ-i Hüsnâ · 68
الْقَادِر
el-Kâdir — Her şeye gücü yeten
Esmâ-i Hüsnâ · 69
الْمُقْتَدِر
el-Muktedir — Kudretini dilediği gibi yürüten
Esmâ-i Hüsnâ · 70
الْمُقَدِّم
el-Mukaddim — Dilediğini öne geçiren
Esmâ-i Hüsnâ · 71
الْمُؤَخِّر
el-Muahhir — Dilediğini geriye bırakan
Esmâ-i Hüsnâ · 72
الْأَوَّل
el-Evvel — Başlangıcı olmayan, her şeyden önce var olan
Esmâ-i Hüsnâ · 73
الْآخِر
el-Âhir — Sonu olmayan, her şeyden sonra da var olan
Esmâ-i Hüsnâ · 74
الظَّاهِر
ez-Zâhir — Varlığı sayısız delille apaçık olan
Esmâ-i Hüsnâ · 75
الْبَاطِن
el-Bâtın — Aklın kavrayamayacağı kadar gizli olan
Esmâ-i Hüsnâ · 76
الْوَالِي
el-Vâlî — Kâinatı tek başına yöneten
Esmâ-i Hüsnâ · 77
الْمُتَعَالِي
el-Müteâlî — Eksiklik çağrıştıran her şeyden yüce olan
Esmâ-i Hüsnâ · 78
الْبَرّ
el-Berr — Kullarına iyiliği ve ihsanı bol olan
Esmâ-i Hüsnâ · 79
الْمُنْتَقِم
el-Müntakim — Suçluları adaletiyle cezalandıran
Esmâ-i Hüsnâ · 81
الْعَفُوّ
el-Afüvv — Günahları affeden, izini bile silen
Esmâ-i Hüsnâ · 82
الرَّءُوف
er-Raûf — Çok şefkatli, çok merhametli
Esmâ-i Hüsnâ · 83
مَالِكُ الْمُلْك
Mâlikü'l-Mülk — Mülkün gerçek ve tek sahibi
Esmâ-i Hüsnâ · 84
ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَام
Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm — Ululuk ve ikram sahibi
Esmâ-i Hüsnâ · 85
الْمُقْسِط
el-Muksit — Her işi denk ve adaletli yapan
Esmâ-i Hüsnâ · 86
الْجَامِع
el-Câmi' — Dağınık olanı bir araya toplayan
Esmâ-i Hüsnâ · 87
الْغَنِيّ
el-Ganiyy — Hiçbir şeye muhtaç olmayan, mutlak zengin
Esmâ-i Hüsnâ · 88
الْمُغْنِي
el-Muğnî — Dilediğini zengin kılan
Esmâ-i Hüsnâ · 89
الْمَانِع
el-Mâni' — Dilediğini engelleyen, kullarını koruyan
Esmâ-i Hüsnâ · 90
الضَّارّ
ed-Dârr — Hikmetiyle zararı da yaratabilen
Esmâ-i Hüsnâ · 91
النَّافِع
en-Nâfi' — Fayda ve hayrı yaratan
Esmâ-i Hüsnâ · 92
النُّور
en-Nûr — Âlemleri aydınlatan, nur olan
Esmâ-i Hüsnâ · 93
الْهَادِي
el-Hâdî — Hidayet veren, doğru yola ileten
Esmâ-i Hüsnâ · 94
الْبَدِيع
el-Bedî' — Örneksiz, eşsiz güzellikte yaratan
Esmâ-i Hüsnâ · 95
الْبَاقِي
el-Bâkî — Varlığı sonsuza dek süren
Esmâ-i Hüsnâ · 96
الْوَارِث
el-Vâris — Her şey yok olduktan sonra baki kalan
Esmâ-i Hüsnâ · 97
الرَّشِيد
er-Reşîd — Bütün işleri isabetli, kullarını doğruya ulaştıran
Esmâ-i Hüsnâ · 98
الصَّبُور
es-Sabûr — Cezada acele etmeyen, çok sabırlı
Esmâ-i Hüsnâ · 99
Bileşeni ekle
iPhone kilit ekranı: kilit ekranına basılı tutun → Özelleştir → Kilit Ekranı→ saatin altındaki alana dokunup Tebliğ'i seçin.
Ana ekran: boş bir yere basılı tutun → sol üstteki + → Tebliğ.
Bileşene uzun basıp Widget'ı Düzenle derseniz hangi türlerin döneceğini seçebilirsiniz. Dar yüzeylerde metin kısalırsa dokunmanız yeter — tamamı bu sayfada açılır.