Bu oturumun anlatı halkaları
Tâhâ, A'râf, İsrâ ve Haşr
Esmâü'l-Hüsnâ terkibi Kur'an'da Tâhâ 20/8, A'râf 7/180, İsrâ 17/110 ve Haşr 59/24'te yer alır. Tâhâ sûresi isimleri tevhidle; A'râf sûresi dua ve isimleri saptırmama sorumluluğuyla; İsrâ sûresi Allah ve Rahmân hitaplarının aynı ilâha yöneldiği gerçeğiyle; Haşr sûresi ise isimleri tefekkür ve tesbihle birleştirir.
Kaynak · Kur'an Yolu · Tâhâ 20/5-8; Kur'an Yolu · A'râf 7/180; Kur'an Yolu · İsrâ 17/110-111; Kur'an Yolu · Haşr 59/22-24
Bir Zât, Birçok Güzel İsim
İsrâ 17/110, 'İster Allah diyerek, ister Rahmân diyerek yakarın' buyurur ve bütün güzel isimlerin O'na ait olduğunu bildirir. İsimlerin çokluğu ilâhların çokluğu değildir. Her isim aynı Rabbimizin farklı bir kemal mânasını öğretir; Rahmân denildiğinde başka, Melik denildiğinde başka bir ilâha yönelinmez.
Kaynak · Kur'an Yolu · İsrâ 17/110-111; TDV İslâm Ansiklopedisi · Esmâ-i Hüsnâ
A'râf 7/180'in İki Emri
A'râf 7/180 önce en güzel isimlerin Allah'a ait olduğunu bildirir, sonra 'bu güzel isimlerle O'na dua edin' emrini verir. Âyet ayrıca isimler hakkında doğru inançtan sapan tavrı terk etmeyi ister. Demek ki esmâ bilgisi hem yakınlık hem sorumluluktur: isimle dua edilir, anlamı bozulmaz ve yalnız Allah'a mahsus kemal yaratılmışlara taşınmaz.
Kaynak · Kur'an Yolu · A'râf 7/180