Bu oturumun anlatı halkaları
Kaynak Olarak Sünnet, Hüküm Olarak Sünnet
'Kur'an ve Sünnet' denildiğinde sünnet şer'î delil olan nebevî yolu anlatır; bu yolun içinde farzı açıklayan emirler de bulunabilir. Bir ilmihalde 'bu fiil sünnettir' denildiğinde ise çoğu zaman bağlayıcı olmadan yapılması istenen hüküm kastedilir; iki cümledeki kullanım aynı değildir.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Sünnet (Peygamber); TDV İslâm Ansiklopedisi · Sünnet (Hüküm)
Müekked, Gayri Müekked ve Âdî Fiil
Resûlullah'ın devamlı yaptığı ve bağlayıcı olmadığını göstermek için bazen terk ettiği ibadetlere sünnet-i müekkede; bazen yapıp bazen terk ettiklerine gayri müekkede denir. Beşerî-âdî tercih ise sevgiyle örnek alınabilir; terk edeni dinen azarlamak için tek başına ölçü değildir.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Sünnet (Hüküm)
Farklı Uygulama, Sünnet Düşmanlığı Değildir
Mezhepler bir rivayetin sıhhati, başka delillerle ilişkisi, emrin hükmü veya uygulamanın devamlılığı konusunda farklı değerlendirmelere ulaşabilir. Delile dayalı ihtilâfı hemen sünneti reddetmek, bid'at veya sapma diye etiketlemek ilmî adabı bozar; ayrıca 'ümmetimin ihtilâfı rahmettir' sözü sağlam hadis diye kullanılmaz.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · İhtilâf; TDV İslâm Ansiklopedisi · Sünnet (Hüküm); TDV İslâm Ansiklopedisi · Fıkhü'l-hadîs