Anlamsız, yararsız söz ve davranışlardan uzak dururlar.
Mü’minûn 23/3, Kur’an Yolu Meali
Dilin sorumluluğu
Kur’an, insanın söylediği her sözün kaydedildiğini bildirir: Ağzından çıkan hiçbir söz yoktur ki yanında hazır bir gözetleyici bulunmasın. Bu âyet, konuşmayı doğrudan hesap alanına taşır.
Hadiste, insanları cehenneme sürükleyen sebepler sorulduğunda dil ve şehvet zikredilir. Dilin bu kadar öne çıkması, en kolay kullanılan ve en zor kontrol edilen organ olmasıyla ilgilidir.
Peygamberimizin bir sahâbîye dilini tutmasını tavsiye etmesi üzerine “bundan da sorumlu muyuz?” diye sorulmuş; verilen cevapta insanların yüzüstü ateşe sürüklenmesine sebep olan şeyin dillerinin ürünü olduğu bildirilmiştir.
Kaynaklarda dilin tehlikesi, küçük görünmesine bağlanır. Bir eylem için hazırlık, imkân ve zaman gerekirken söz için hiçbiri gerekmez. Bu kolaylık, dilin en çok kullanılan ve en az düşünülen organ olmasına yol açar; hesabının ağır olması da bundandır.
Tebliğ dersiDil ve SözDilin âfetlerini ve sözün sorumluluğunu kısa bir dersle öğren.“Ya hayır söylesin ya sussun”
Meşhur hadis, ölçüyü tek cümlede verir: Allah’a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya sussun. Bu cümle, konuşmayı imanla doğrudan ilişkilendirir.
Dikkat edilirse iki seçenek sunulur ve ikisi de aktif bir tercihtir. Susmak, söyleyecek bir şey bulamamak değil; söylenmemesi gerekeni söylememeyi seçmektir.
Aynı hadisin devamında komşuya ikram ve misafire ikram sayılır. Söz ahlâkının, muamele ahlâkıyla aynı listede anılması; dilin de bir tür muamele olduğunu gösterir.
Bu ölçünün pratik bir uygulaması, konuşmadan önce üç soruyu geçirmektir: Doğru mu, gerekli mi, uygun bir zamanda mı? Üçü de karşılanmıyorsa söz söylenmeyebilir. Bu basit süzgeç, gündelik konuşmaların kalitesini kısa sürede yükseltir.
“Allah’a ve âhiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya sussun.”
Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74
Boş söz nedir?
Kur’an, müminleri tanıtırken “boş şeylerden yüz çevirenler” diye niteler. Buradaki “lağv”, faydası olmayan, kimseye bir şey kazandırmayan söz ve davranıştır.
Boş söz, mutlaka günah olan söz demek değildir. Sohbet, şaka ve gündelik konuşma yasak değildir; yasak olan, hayatın bunlarla dolup taşarak asıl işleri gölgelemesidir.
Ahlâk kaynaklarında ölçü şöyle konur: Konuşmadan önce bu sözün bir faydası var mı diye düşün. Fayda yoksa, en azından zararı olup olmadığına bak. İkisi de yoksa susmak daha selâmetlidir.
Kaynaklarda kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, İslâm’ının güzelliğinden sayılmıştır. Bu ölçü, sohbetlerin büyük kısmını sadeleştirir. Başkalarının hayatı hakkında konuşmayı bırakan bir meclis, konuşacak konu bulamamaz değil; daha faydalı konulara yönelmek zorunda kalır.
Bu ölçünün bir de vakit boyutu vardır. Konuşmanın uzunluğu, çoğu zaman içeriğinin zayıflığını gizlemek için kullanılır. Kaynaklarda hutbenin kısa, namazın uzun tutulmasının kişinin fıkhından sayılması; sözde ölçünün ne kadar önemsendiğini gösteren bir ölçüdür.
Susmanın erdem olmadığı yerler
Susmak her zaman doğru değildir. Bir haksızlığa şahit olan kişinin susması, hadiste “dilsiz şeytan” benzetmesiyle anılan bir tavırdır. Hakkı söylemek, sükûtun istisnasıdır.
İlim öğrenirken de susmak erdem değildir. Bilmediğini sormamak, kaynaklarda bir eksiklik olarak görülür; nitekim “ilmin şifası sormaktır” denilmiştir.
Aile içinde de suskunluk çoğu zaman çözüm üretmez. Sorunu konuşmamak onu ortadan kaldırmaz; yalnız erteler. Bu yüzden sükût, kaçınma aracı hâline geldiğinde erdem olmaktan çıkar.
- Haksızlığa şahit olduğunda susmak doğru değildir.
- Bilmediğini sormak eksiklik değil, gerekliliktir.
- Aile içi meseleyi konuşmamak çözüm üretmez.
- Şahitlik gerektiğinde susmak, hakkı gizlemektir.
- Bunların dışında ölçü: fayda yoksa susmak.
Dijital ortamda söz
Yazılı söz, sözlü sözden daha kalıcıdır. Bir yorum silinse bile ekran görüntüsüyle yaşamaya devam edebilir. Bu yüzden dijital ortamda dilin sorumluluğu daha da ağırdır.
İkinci fark hızdır. Konuşurken karşıdakinin yüzünü görmek insanı frenler; yazarken böyle bir fren yoktur. Gönder tuşuna basmadan önce bir kez daha okumak, bu frenin yerini tutabilir.
Üçüncüsü yayılma alanıdır. Bir mecliste söylenen söz orada kalır; yazılan söz binlerce kişiye ulaşabilir. Sözün etkisi büyüdükçe sorumluluğu da büyür.
Bir başka ayrıntı, yazılı sözün tonunun görünmemesidir. Şaka olarak yazılan bir cümle, karşı tarafa sert ulaşabilir. Yüz yüze iletişimde jest ve ses tonuyla yumuşayan ifadeler, ekranda çıplak kalır. Bu yüzden yazarken bir kademe daha nazik olmak, yanlış anlaşılmayı azaltır.
İlim meclisiNefs TerbiyesiDili ve nefsi terbiye etmenin yollarını oturum oturum çalış.Bugüne düşen pay
Az konuşmak, konuşmamak demek değil; söylenene değer katmak demek. Sözü az olan kişinin sözü, çoğu zaman daha çok dinlenir.
Bugün için tek bir adım: Bugün bir tartışmada cevap vermeden önce üç saniye bekle. Bu kısa aralık, söylenmemesi gereken cümlelerin çoğunu eler.
Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir
Puan durumun hazırlanıyor…
Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.
Kaynaklar ve devam okumaları
Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.
