Blog’a dön
Aile

Bebeğe İsim Koyma ve Kulağına Ezan Okuma Sünneti

Bir bebeğin dünyaya gelişi, bir ailenin yaşadığı en güzel sevinçlerden biridir. Bu sevincin ilk günlerinde anne-babanın kalbi hem şükürle hem de “Ona ne yapabilirim?” duygusuyla dolar. İslam, bu tatlı telaşa güzel âdaplar ve sünnetler eşlik ettirir: çocuğa güzel bir isim vermek, kulağına ezan okumak, yedinci günde akika kesmek gibi. Bu yazı, o ilk günlerin sünnetlerini sıcak bir dille anlatıyor.

8 dakika okuma 2 kısa soru · 10 P Tebliğ
Bu yazıda neler var?
  1. 01 Çocuk dünyaya gelince ilk âdaplar
  2. 02 Güzel ve anlamlı bir isim vermek
  3. 03 Kulağına ezan okuma âdeti
  4. 04 Yedinci günde isim, akika ve saç sadakası
  5. 05 İsim güzel bir başlangıçtır
  6. 06 Sevgiyle ve şükürle karşılamak
  7. 07 Sonuç: Her yeni doğan bir umut ve emanettir

Bir çocuk dünyaya geldiğinde ona güzel ve anlamlı bir isim vermek, kulağına ezan okumak ve yedinci günde akika kesip adını koymak, sevgiyle yerine getirilen güzel sünnetlerdir. Bunların her biri, çocuğu daha ilk günden hayra ve duaya bağlar.

Tebliğ — Aile

Çocuk dünyaya gelince ilk âdaplar

Bir çocuğun doğumu; ailenin sevincini paylaşmaya, Allah’a şükretmeye ve o küçük emaneti hayırla karşılamaya vesiledir. İslam bu ilk günlere birkaç güzel âdap yerleştirmiştir. Bunlar farz ya da zorunlu değildir; sünnet ve müstehap, yani yapılması güzel ve sevaplı davranışlardır. Amaç, çocuğu daha ilk anından itibaren sevgiyle, dua ile ve hayırlı sözlerle kuşatmaktır.

Bu âdapların başında güzel bir isim vermek, çocuğun kulağına ezan okumak, yedinci günde akika kurbanı kesmek, saçını kesip ağırlığınca sadaka vermek gelir. Her biri ayrı bir incelik taşır ve hiçbiri imkânsız zorlukta değildir. Aile, gücü ölçüsünde bu güzelliklerden hangisini yapabiliyorsa onu sevinçle yerine getirir; yapamadığı için de kendini sıkıntıya sokmaz. Din, bu anları bir yük değil, bir şükür ve sevgi vesilesi kılar.

Güzel ve anlamlı bir isim vermek

Çocuğa verilecek ismin güzel ve anlamlı olması, üzerinde en çok durulan âdaplardandır. Çünkü isim, insanın ömür boyu taşıyacağı, kendisiyle çağrılıp kendisiyle dua edileceği bir işarettir. Peygamberimiz, güzel manalı isimleri sevmiş, çirkin ya da kötü anlam taşıyan bazı isimleri daha güzeliyle değiştirmiştir. Bu yüzden anne-baba, çocuğuna isim seçerken onun anlamına, çağrışımına ve taşıyacağı değere dikkat eder.

Özellikle Allah’a kulluğu ifade eden ve güzel mana taşıyan isimler makbul görülmüştür. Peygamberlerin ve salih kulların isimleri de sevgiyle tercih edilir. Böyle bir isim, çocuğa yalnız bir ad değil; aynı zamanda hayatı boyunca ona güzel bir hatırlatma ve hayırlı bir dua olur. Nitekim bir kişiye ismiyle seslenmek, çoğu zaman ona bir temenniyi de tekrarlamak demektir.

Allah’a en sevimli isimler Abdullah ve Abdurrahman’dır.

Müslim, Âdâb

Kulağına ezan okuma âdeti

Yaygın güzel âdetlerden biri de, yeni doğan çocuğun kulağına ezan okumaktır. Uygulama genellikle şöyledir: çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kaamet okunur; böylece dünyaya gözünü açan yavrunun işittiği ilk sözlerden biri, Allah’ın adı ve tevhid çağrısı olur. Bu, çocuğu daha ilk nefeslerinde imanın sesiyle karşılamak isteyen sevgi dolu bir gelenektir ve Müslümanlar arasında asırlardır süregelmiştir.

Bu uygulamanın dayandığı rivayetler konusunda âlimler arasında farklı değerlendirmeler vardır; kimi hadis otoriteleri ilgili rivayetin sıhhati hakkında ihtiyatlı davranmıştır. Bununla birlikte kulağa ezan okumak, ümmetin genelinde güzel bir âdet ve hayırlı bir niyet olarak benimsenmiştir. Dolayısıyla bunu, farz bir hüküm gibi değil; sevgiyle sürdürülen güzel bir gelenek olarak görmek en doğru yaklaşımdır. Yapan güzel bir niyetle yapar, yapamayan da bir eksiklik hissetmesine gerek duymaz.

İlim meclisiSünnet-i SeniyyeSünnetin kaynağını, hadislerin sıhhat ölçülerini ve Peygamber örnekliğini kaynaklı oturumlarla yakından tanı.

Yedinci günde isim, akika ve saç sadakası

Çocuğa isim koymanın güzel görüldüğü zamanlardan biri, doğumun yedinci günüdür. Bu günde birkaç güzel sünnet bir araya gelir: çocuğa adı konur, şükür olarak akika kurbanı kesilir, saçı kesilip — mümkünse — ağırlığınca gümüş veya altın değerince sadaka verilir. Böylece bir yandan Allah’a şükredilir, bir yandan da bu sevinç, ihtiyaç sahiplerinin de yüzünü güldüren bir infaka dönüşür. Elbette ismi daha erken ya da bu günden sonra koymakta da bir sakınca yoktur; yedinci gün, tavsiye edilen güzel bir vakittir.

Akika, doğan çocuk için şükür niyetiyle kesilen kurbandır ve aileyi hayırla, komşuyu ve yoksulu ikramla buluşturur. Saç ağırlığınca sadaka ise, daha ilk günden çocuğun hayatına paylaşmayı ve iyiliği katan zarif bir âdettir. Bütün bunlar, bir bebeğin gelişini yalnız bir aile sevinci olmaktan çıkarıp, çevreye taşan bir bereket ve şükür vesilesine dönüştürür.

Her çocuk akîkası karşılığında rehinedir; onun için yedinci günde kurban kesilir, adı konur ve başı tıraş edilir.

Tirmizî, Edâhî; Ebû Dâvûd, Edâhî
İlgili blog yazısıAkika kurbanı nedir?Yedinci günün şükür kurbanı akikayı, hükmünü ve inceliklerini yakından okuyun.

İsim güzel bir başlangıçtır

Bir isim, çocuğun kimliğinin ilk taşıdır; onunla çağrılır, onunla sevilir, onunla dua edilir. Bu yüzden anne-babanın güzel bir isim seçmesi, çocuğa verilen ilk hediyelerden biri sayılır. İsim, zamanla çocuğun kendini tanıdığı, ait olduğu değerleri hissettiği bir bağ hâline gelir. Güzel manalı bir isim, ona ömür boyu iyi bir çağrışım ve hayırlı bir hatırlatma olarak eşlik eder.

Bununla birlikte unutulmamalıdır ki asıl mesele isimden çok, o ismi taşıyanın yetiştirilmesidir. En güzel isim bile, arkasında güzel bir terbiye ve sıcak bir aile yoksa tek başına yeterli olmaz. Bu yüzden anne-baba, güzel bir isimle başlayan bu yolculuğu; güzel bir örneklik, sabırlı bir sevgi ve dua ile sürdürür. İsim güzel bir başlangıçtır; onu anlamlı kılan ise çocuğa verilen emek ve sevgidir.

Tebliğ dersiÇocuklara Şefkat ve RehberlikGüzel bir isimle başlayan yolculuğu şefkat, örneklik ve rehberlikle sürdürmenin yollarını kısa dersle öğren.

Sevgiyle ve şükürle karşılamak

Bir çocuğun dünyaya gelişi etrafındaki bütün bu güzellikler — isim, ezan sesi, akika, sadaka — aslında tek bir şeyi anlatır: o küçük emaneti sevgiyle, şükürle ve dua ile karşılamak. Din, bu anları katı kurallar yığını değil; ailenin kalbini yumuşatan, çevreyi hayra ortak eden sıcak vesileler olarak sunar. Anne-babanın en güzel amellerinden biri, çocuğuna hayır dua etmek ve onu güzel bir ortamda yetiştirmektir.

Bu yüzden yeni bir bebeği karşılarken telaşın değil, şükrün ve sevginin öne çıkması güzeldir. Yapabildiğimiz sünnetleri sevinçle yaparız, yapamadıklarımız için de gönlümüzü daraltmayız; çünkü Allah, kalpteki niyete ve sevgiye bakar. Aşağıda, bir çocuk dünyaya geldiğinde hatırlanabilecek güzel âdapları kısaca topladık.

  • Çocuğa güzel ve anlamlı bir isim vermek güzel bir sünnettir.
  • Yeni doğanın kulağına ezan okumak, süregelen güzel bir âdettir.
  • Yedinci günde isim koymak, akika kesmek ve saç sadakası vermek tavsiye edilir.
  • Allah’a kulluğu ifade eden ve güzel mana taşıyan isimler makbuldür.
  • Asıl mesele, güzel isimle başlayan yolu güzel bir terbiye ile sürdürmektir.
İlgili blog yazısıAnne-baba hakkı nedir?İsimle başlayan sevginin, evlat-ebeveyn ilişkisinde nasıl bir hakka dönüştüğünü okuyun.

Sonuç: Her yeni doğan bir umut ve emanettir

Bir bebeğin gelişi, ailenin en saf sevinçlerinden biridir ve İslam bu sevinci güzel âdaplarla taçlandırır. Güzel bir isim, kulağa okunan ezan, yedinci günün akikası ve saç sadakası; hepsi o küçük yavruyu daha ilk günden hayra, şükre ve duaya bağlar. Bunların hiçbiri bir yük değil, sevginin ve şükrün diline dönüşen inceliklerdir.

Bugün, çevrenizde yeni doğmuş bir bebek varsa yapılabilecek en güzel şeylerden biri, ona ve ailesine içten bir hayır dua etmektir. Bir çocuğa verilen güzel isim, okunan bir dua ve sunulan bir ikram, yıllar sonra bile o ailenin hatırında sıcak bir iz olarak kalır. Her yeni doğan, aynı zamanda bir umut ve bir emanettir; onu sevgiyle karşılamak, hepimizin gönlüne huzur verir.

Yazının öğrenme puanı

Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir

Puan durumun hazırlanıyor…

Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.

Daha derine in

Kaynaklar ve devam okumaları

Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.

Okumaya devam et