Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf düzeltmek isterse Allah aralarını bulur.
Nisâ 4/35, Kur’an Yolu Meali
Anlaşmazlık evliliğin sonu değildir
İki farklı ailede büyümüş, farklı alışkanlıklar edinmiş iki insanın hiç anlaşmazlık yaşamaması beklenemez. Kur’an’ın evliliği anlatırken kullandığı “sevgi ve merhamet” ifadesi, sürtüşmenin yokluğunu değil; sürtüşmeye rağmen korunan bağı anlatır. Merhamet, tam da zorlandığın anda devreye giren şeydir.
Sorunlu olan tartışma değil, tartışmanın biçimidir. Aynı konu üzerine konuşulan bir tartışma çözüme gider; geçmişin tamamını kapsayan, kişiliğe yönelen ve ailelerin de dahil edildiği bir tartışma yalnız büyür. Bu yüzden ilk çalışılması gereken şey konu değil, üsluptur.
Geçimsizliğin kaynağı da çoğu zaman büyük meseleler değildir. Ev işlerinin paylaşımı, ailelere ayrılan vakit, harcama alışkanlıkları ve çocuk yetiştirme yöntemi; tartışmaların büyük bölümü bu dört başlıkta toplanır. Bunlar konuşulup bir düzene bağlandığında, tekrarlayan kavgaların çoğu kendiliğinden azalır.
Kur’an’ın gösterdiği kademeli yol
Nisâ sûresi, anlaşmazlık derinleştiğinde izlenecek bir sıra gösterir ve bu sıranın son basamağı hakemdir. Buradaki incelik, meselenin çiftin baş başa çözemediği noktada üçüncü bir tarafa taşınmasıdır. Ancak bu üçüncü taraf gelişigüzel biri değil, iki aileden de birer temsilcidir; yani denge gözetilmiştir.
Âyetin sonu ayrıca önemlidir: “İki taraf düzeltmek isterse Allah aralarını bulur.” Yani hakem yönteminin işlemesi, tarafların gerçekten çözüm istemesine bağlıdır. Haklı çıkmak için değil, evliliği kurtarmak için oturulan bir masa sonuç verir.
Bugünün karşılığı da açıktır: Aile büyükleri, güvenilir bir hoca veya profesyonel bir aile danışmanı bu hakem işlevini görebilir. Önemli olan seçilen kişinin taraf tutmaması ve süreci alevlendirmemesidir. Yanlış seçilmiş bir “hakem”, çoğu zaman sorunu büyütür.
Tebliğ dersiAnlaşmazlık, Barışma ve AffetmeAile içi anlaşmazlıkta izlenecek yolu ve barışmanın ölçüsünü kısa bir dersle öğren.İletişimi onaran adımlar
Tartışmaların çoğu, konudan bağımsız olarak aynı hatalarla büyür. Aşağıdaki ölçüler, gerginliği düşüren ve konuşmayı çözüme yönelten pratik adımlardır.
- Zamanı seç. Yorgun, aç veya misafir varken açılan konu hakkını kaybeder.
- Tek konu konuş. Geçmişteki bütün örnekleri masaya taşımak çözümü imkânsız kılar.
- Genelleme yapma. “Sen hep böylesin” cümlesi, karşı tarafı savunmaya iter.
- Ailene taşıma. Aile büyükleri çoğu zaman tarafsız kalamaz ve mesele kalıcı hâle gelir.
- Sesini yükseltme ve hakaret etme; söylenen söz geri alınmaz, iz bırakır.
- Gerekirse ara ver. “Şimdi sinirliyim, akşam konuşalım” demek kaçmak değil, korumaktır.
Affetmenin ve görmezden gelmenin yeri
Peygamberimiz, bir müminin eşine öfke duymamasını öğütlerken önemli bir ölçü verir: Onun bir huyundan hoşlanmazsa başka bir huyundan memnun olur. Bu bakış, kusuru yok saymak değil; kusuru bütünün içinde değerlendirmektir.
Evliliği yıpratan şey çoğu zaman büyük olaylar değil, her küçük meselenin hesabının tutulmasıdır. Bazı şeyleri konuşmak, bazılarını ise görmezden gelmek gerekir. Ayırt etme ölçüsü şudur: Tekrarlanan ve zarar veren davranışlar konuşulur; alışkanlık farkından doğan küçük rahatsızlıklar hoş görülür.
İlim meclisiNefs TerbiyesiÖfkeyi dizginlemeyi ve kırılan bir bağı onarmayı oturum oturum çalış.Karşılıklı haklar unutulmasın
Anlaşmazlıkların bir kısmı, hakların net bilinmemesinden doğar. Kur’an, kadınların erkekler üzerindeki haklarının, erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi olduğunu bildirir. Bu ifade karşılıklılığı vurgular; evlilik tek taraflı bir talep ilişkisi değildir.
Peygamberimizin ölçüsü de bunu tamamlar: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.” Bu ölçü, dışarıda iyi bilinip evde zorluk çıkaran tutumu doğrudan hedef alır. Evlilikte iyi geçim bir nezaket değil, dinî bir sorumluluktur.
Kur’an ayrıca hoşlanılmayan bir durumda acele karar verilmemesini de öğütler: Bir şeyden hoşlanmasanız bile Allah onda çok hayır yaratmış olabilir. Bu âyet, geçici bir kırgınlığı kalıcı bir karara dönüştürmeden önce durup düşünmeyi hatırlatır. Sabır burada katlanmak değil, aceleyle yıkmamaktır.
Şiddet varsa: bu bir geçimsizlik değildir
Bu ayrım hayati önemdedir. Fiziksel, cinsel veya sistematik psikolojik şiddet, üzerinde uzlaşılacak bir anlaşmazlık değil; bir suçtur. Peygamberimizin hiçbir kadına el kaldırmamış olması ve “ailesine karşı en hayırlı olan” ölçüsü, bu konuda dinin tavrını açıkça gösterir. Şiddeti sabırla taşımak bir fazilet değildir.
Böyle bir durumda yapılması gereken, hakem aramak değil güvenliği sağlamaktır. Türkiye’de acil durumlarda 155 polis imdat, destek ve yönlendirme için ise ALO 183 hattı aranabilir. Aile içi şiddette sessizlik kimseyi korumaz; ne mağduru ne de evdeki çocukları.
İlgili blog yazısıİslâm’da boşanmaAnlaşmazlık çözülemediğinde izlenecek yolu, hakları ve iddeti ayrıntılı oku.Sonuç: Önce onarmayı dene
İslâm, evlilikteki anlaşmazlığa kademeli bir çözüm sunar: Önce ikili konuşma, sonra hakem, en son ayrılık. Bu sıralamanın amacı ayrılığı zorlaştırmak değil; onarım şansını tüketmeden vazgeçilmemesini sağlamaktır.
Bu hafta için tek bir deneme: En sık tartıştığınız konuyu, tartışma ânı dışında ve suçlama cümlesi kurmadan bir kez konuşun. Konu aynı kalsa bile, konuşulduğu zemin değiştiğinde sonuç çoğu zaman değişir.
Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir
Puan durumun hazırlanıyor…
Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.
Kaynaklar ve devam okumaları
Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.