Blog’a dön
Aile ve Kardeşlik

Kardeşler Arasında Adalet: Ayrım Yapmamak

Anne babaların çoğu “ben hepsini eşit seviyorum” der ve bunda samimidir. Ama çocuklar sevgiyi cümlelerden değil davranışlardan okur: Kimin sözü daha çok dinleniyor, kime daha çok kızılıyor, kimin başarısı daha çok konuşuluyor. İslâm bu konuda son derece net bir ölçü koyar.

8 dakika okuma 2 kısa soru · 10 P Tebliğ
Bu yazıda neler var?
  1. 01 Şahitlik edilmeyen hediye
  2. 02 Ayrımın görünmeyen biçimleri
  3. 03 Eşitlik mi, adalet mi?
  4. 04 Kardeş kıskançlığı nereden gelir?
  5. 05 Aile ne yapabilir?
  6. 06 Büyüdükten sonra da sürer
  7. 07 Sonuç: Çocuk saymayı bilir

Allah’tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli davranın.

Buhârî, Hibe 12; Müslim, Hibât 13

Şahitlik edilmeyen hediye

Nu‘mân b. Beşîr’in babası, oğluna bir bağışta bulunmuş ve buna Peygamberimizi şahit tutmak istemişti. Peygamberimiz ona “Bütün çocuklarına aynısını verdin mi?” diye sordu. Cevap olumsuz olunca şahitlik etmeyi reddetti ve “Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli davranın” buyurdu. Bir rivayette “Ben haksızlığa şahit olmam” dediği de nakledilir.

Bu olay, konunun ne kadar ciddiye alındığını gösterir. Mesele bir hediyenin miktarı değil, çocuğun gözünde oluşacak eşitsizlik hissidir. Peygamberimiz bu duruma “haksızlık” demiş ve onaylamamıştır. Yani ayrım yapmak, kültürel bir tercih değil dinî bir sorundur.

Âlimler bu hadisten hareketle, anne babanın çocuklarına yaptığı bağışlarda eşitliği gözetmesi gerektiğini söylemiştir. Sağlık veya özel ihtiyaç gibi haklı bir sebep varsa farklı davranmak mümkündür; fakat keyfî bir tercih meşrû görülmemiştir.

Ayrımın görünmeyen biçimleri

Ayrım her zaman hediyeyle olmaz. Çoğu zaman daha sessiz yollardan işler ve tam da bu yüzden fark edilmez. Aşağıdaki maddeler, ailelerin farkında olmadan yaptığı en yaygın ayrımları toplar.

  • Kıyaslama: “Ablan gibi olsana” cümlesi, iki çocuğa da zarar verir.
  • İlgi süresi: Birine ayrılan vakit belirgin biçimde fazlaysa, çocuk bunu sayar.
  • Sorumluluk dağılımı: Sürekli büyük olandan fedakârlık beklemek de bir eşitsizliktir.
  • Savunma refleksi: Tartışmalarda hep aynı çocuğun haklı çıkarılması güveni bozar.
  • Övgü dili: Bir çocuğun başarısı anlatılırken diğerinin çabasının görülmemesi.
  • Cinsiyet ayrımı: Kız ve erkek çocuk arasında hak, eğitim veya özgürlük farkı gözetmek.
Tebliğ dersiÇocuklara Şefkat ve RehberlikÇocuklar arasında dengeyi ve şefkatli rehberliği kısa bir dersle öğren.

Eşitlik mi, adalet mi?

İkisi her zaman aynı şey değildir. Aynı yaşta olmayan iki çocuğa aynı harçlığı vermek eşitlik olabilir; ama ihtiyaçları farklıysa adalet olmayabilir. Buradaki ölçü şudur: Farklı davranış bir gerekçeye dayanmalı ve o gerekçe çocuklara açıklanabilmelidir.

Açıklanabilirlik en pratik testtir. “Ablan üniversiteye gidiyor, bu yüzden masrafı fazla” cümlesi anlaşılabilir bir gerekçedir. Ama “o daha akıllı” veya “o bana daha yakın” gibi bir gerekçe hem söylenemez hem de söylenmese bile hissedilir. Çocuklar açıklanmamış farkları haksızlık olarak kaydeder.

Kardeş kıskançlığı nereden gelir?

Kıskançlık, çocukta doğal bir duygudur ve varlığı bir terbiye başarısızlığı değildir. Kaynağı genellikle sevgi kaybı korkusudur: Çocuk, ilginin sınırlı bir kaynak olduğunu düşünür ve kardeşini rakip olarak görür. Yeni bir kardeşin doğumu, taşınma veya okul değişikliği gibi dönemlerde bu duygu belirginleşir.

Hz. Yûsuf kıssası bu duygunun nereye varabileceğini gösterir. Kardeşleri, babalarının Yûsuf’a olan sevgisini fark etmiş ve bu kıskançlık büyük bir haksızlığa dönüşmüştür. Kıssa aynı zamanda umut da verir; çünkü sonunda affetme ve barışma vardır. Kardeş ilişkileri bozulabilir, ama onarılabilir de.

İlgili blog yazısıHaset nedir?Kıskançlığın hasede dönüşmesini ve bu duygunun tedavisini ayrıntılı oku.

Aile ne yapabilir?

En etkili uygulamalardan biri, her çocukla ayrı ayrı geçirilen kısa ama düzenli bir vakittir. Haftada yarım saat bile olsa, yalnız ona ayrılmış bir zaman, çocuğun “ben de görülüyorum” hissini besler. Bu vakit kaliteli olduğunda süre uzunluğu ikinci plana düşer.

İkinci uygulama, kardeşler arasındaki tartışmalarda hakem olmak yerine arabuluculuk yapmaktır. “Kim başlattı?” sorusu genellikle çıkmaza götürür; “ikiniz de ne hissettiniz?” sorusu ise çözüme. Ayrıca kardeşleri ortak bir işte buluşturmak — birlikte hazırlanan bir sofra, birlikte yapılan bir görev — rekabeti işbirliğine çevirir.

İlim meclisiTakvâHakları gözetme ve adaleti koruma bilincini oturum oturum derinleştir.

Büyüdükten sonra da sürer

Kardeşler arası adalet çocuklukla sınırlı değildir. Yetişkinlikte de miras, bakım sorumluluğu ve ilgi konusunda aynı ölçü geçerlidir. Bir çocuğa hayattayken yapılan aşırı bağışlar, sonradan mirası fiilen dengesiz hâle getirebilir ve kardeşler arasında kalıcı kırgınlık doğurur.

Anne babanın bakımı da benzer bir alandır. Yükün tek bir çocuğun üzerine yığılması, hem o çocuğa haksızlıktır hem de diğerlerinin sorumluluktan kaçmasına zemin hazırlar. Sıla-i rahim, kardeşler arasında da geçerlidir; bağı yaşatmak yalnız anne babaya değil, birbirine karşı da bir görevdir.

Sonuç: Çocuk saymayı bilir

İslâm, çocuklar arasında ayrım yapmayı açıkça haksızlık saymıştır. Ölçü nettir: Bağışta eşitlik, ilgide denge, farklı davranışta ise açıklanabilir bir gerekçe. Kıyaslamayı bırakmak ve her çocuğa ayrı bir vakit ayırmak, çoğu sorunu baştan çözer.

Bu hafta için tek bir adım: Her çocuğunla ayrı ayrı, yalnız ona ait on beş dakika geçir. Onlara ne kadar sevdiğini söylemek yerine, bunu takvimde görünür kıl.

Yazının öğrenme puanı

Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir

Puan durumun hazırlanıyor…

Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.

Daha derine in

Kaynaklar ve devam okumaları

Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.

Okumaya devam et