Fıtrat beştir: Sünnet olmak, kasıkları tıraş etmek, koltuk altı kıllarını gidermek, tırnakları kesmek ve bıyıkları kısaltmak.
Buhârî, Libâs 63; Müslim, Tahâret 49
Hitan nedir, nereden gelir?
Hitan, erkek çocuğun sünnet edilmesidir. Kaynaklarda Hz. İbrâhim’den gelen bir uygulama olarak anılır ve İslâm’da fıtrat sünnetleri arasında sayılır. Hadiste sayılan bu beş uygulamanın ortak yanı, bedenin bakımı ve temizliğiyle ilgili olmalarıdır.
Kur’an’da hitanla ilgili doğrudan bir emir yoktur; hüküm sünnete ve icmâya dayanır. Bu sebeple hitan, İslâm’ın alâmetlerinden biri sayılmakla birlikte, terk edilmesi hâlinde kişinin Müslümanlığını etkileyecek bir mesele olarak görülmemiştir.
Tarih boyunca Müslüman toplumlarda hitan yaygın biçimde uygulanmış ve bir kimlik alâmeti hâline gelmiştir. Bu yaygınlık, uygulamanın dinî hükmünden çok toplumsal karşılığını da göstermektedir.
Tebliğ dersiAile HayatıAile fıkhının temel başlıklarını kısa bir dersle öğren.Mezheplerin hükmü
Hanefî mezhebinde hitan sünnettir; terk edilmesi hâlinde günah işlenmiş olmaz, ancak bir sünnet terk edilmiş olur. Bazı Hanefî âlimleri bunu sünnet-i müekkede sayarak daha güçlü bir konuma yerleştirir.
Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde ise hitan vâcip görülmüştür. Bu görüş farkı, hükmün derecesine dairdir; uygulamanın meşruiyeti konusunda mezhepler arasında ihtilaf yoktur.
Sonradan Müslüman olan yetişkin biri için de aynı ölçü geçerlidir. Sağlık açısından risk taşıyorsa ya da kişi ileri yaştaysa, zorlama olmaksızın durumu hekimle değerlendirmesi tavsiye edilir; İslâm’a girmesi bu şarta bağlı değildir.
Sünnet olmamış bir kişinin ibadetleri geçerlidir. Bu, sık sorulan bir tereddüttür: Hitan namazın, orucun ya da haccın şartı değildir. Sonradan Müslüman olan ya da sağlık sebebiyle işlem yaptıramayan kişilerin ibadetlerinde bir eksiklik oluşmaz. Kaynaklarda bu husus açıkça belirtilir ve konu bir geçerlilik meselesi olarak görülmez.
Ne zaman yapılmalı?
Kaynaklarda kesin bir yaş belirtilmez. Erken dönemde, hatta doğumdan sonraki ilk günlerde yapılmasını uygun görenler olduğu gibi, çocuğun bulûğ çağına yaklaşmadan yapılmasını tavsiye edenler de vardır.
Tıbbî açıdan yaygın tercih, yenidoğan döneminde ya da çocuk henüz olayın psikolojik etkisini taşımayacak kadar küçükken yapılmasıdır. Okul çağındaki bir çocuk için işlem hem fizyolojik hem duygusal olarak daha zorlayıcı olabilir.
Belirleyici olan şudur: İşlemi ehil bir sağlık görevlisi, uygun şartlarda ve gerekli anestezi ile yapmalıdır. Merasim kaygısıyla uygun olmayan şartlarda yapılan uygulamalar, dinin koruduğu can emniyetine aykırıdır.
İşlem sonrası bakım da ailenin sorumluluğundadır. Hekimin verdiği pansuman talimatına uymak, enfeksiyon belirtilerinde vakit kaybetmeden başvurmak ve çocuğun ağrısını hafifletmek; merasimin görünen kısmından daha önemlidir. Dinin canı koruma ilkesi, bu ayrıntıların hepsini kapsar.
İlgili blog yazısıAkika kurbanı nedir?Çocuk için kesilen akika kurbanının hükmünü ve zamanını oku.“Dinin gayelerinden biri canın korunmasıdır; bu sebeple hiçbir dinî uygulama, sağlığı riske atacak şartlarda yapılamaz.”
Makâsıd-ı şerîa ilkesi — özetle
Merasim, israf ve çocuğun hakkı
Sünnet merasimi dinî bir vecîbe değildir; sevincin paylaşılması ve ikramda bulunulması güzel görülmüştür. Ancak merasimin borçlanmaya, gösterişe ve israfa dönüşmesi Kur’an’ın açıkça uyardığı bir alandır.
Ölçü şudur: Yapılan ikram, ailenin gücüyle orantılı olmalı ve kimseyi zor durumda bırakmamalıdır. Davetlilerden gelen hediyeleri bir gelir kalemi gibi hesaplamak da bu ölçüyü bozar.
Bir diğer nokta çocuğun kendisidir. Merasimin merkezinde ağrı çeken bir çocuk vardır; onun korkusunu ciddiye almak, önceden konuşup hazırlamak ve o gün yorgunluğunu gözetmek en az ikram kadar önemlidir.
Merasimin bir başka boyutu çocuğun mahremiyetidir. Sünnet olan çocuğun görüntülerinin paylaşılması ya da bedeninin misafirlere gösterilmesi, mahremiyet eğitimiyle doğrudan çelişir. Aynı gün ona beden sınırlarını öğrettiğimizi düşünürken, tersini uygulamamak gerekir.
Kız çocukları meselesi
Bazı toplumlarda kız çocuklarına uygulanan ve sağlığa ciddi zarar veren kesim uygulamaları, İslâm’ın emri değildir. Bu uygulamalar bölgesel geleneklere dayanır ve Türkiye’de hiçbir dönemde yaygınlaşmamıştır.
Dünya Sağlık Örgütü bu uygulamaları kalıcı zarar veren bir insan hakkı ihlâli olarak tanımlar. İslâmî açıdan da bedene zarar vermek yasaktır; “zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur” kaidesi bu konuda açıktır.
Bu ayrımı bilmek önemlidir; çünkü bazı yayınlarda bu uygulamalar İslâm’a mal edilerek gündeme getirilir. Erkek çocuğun hitanı ile söz konusu uygulamalar, ne hüküm ne sonuç bakımından birbirine benzer.
İlim meclisiSünnet-i SeniyyeSünnetin kapsamını ve gelenekten ayrılan yönlerini oturum oturum çalış.Bugüne düşen pay
Hitan meselesi, dinî hüküm ile kültürel uygulamanın nasıl iç içe geçtiğini gösteren iyi bir örnek. Uygulamanın kendisi sünnete dayanıyor; etrafındaki merasim ise tamamen kültürel ve isteğe bağlı.
Bugün için tek bir adım: Bir sünnet merasimi planlıyorsan bütçenin bir kısmını ihtiyaç sahibi bir aileye ayır. Sevincin paylaşılması, en güzel hâlini böyle alıyor.
Okuduklarını iki kısa soruyla pekiştir
Puan durumun hazırlanıyor…
Bu öğrenme puanı yalnız okuma ve tekrar takibidir; sevabı, takvâyı veya ibadetin kabulünü ölçmez.
Kaynaklar ve devam okumaları
Yazıdaki dinî atıfları, uzmanlık bilgilerini ve konunun ayrıntılarını bu kaynaklardan takip edebilirsin.