Bu oturumun anlatı halkaları
İbnü'l-Ahmer ve Son Devlet
Büyük çözülme yıllarında Muhammed b. Yûsuf b. Nasr, ailesine nispetle İbnü'l-Ahmer diye anılır, güneyde tutunabilen son emirliği kurdu; 635/1238'de Gırnata'yı merkez yaptı. Nasrîler (Benî Ahmer) adıyla bilinen bu devlet, Sierra Nevada dağlarının doğal kalesine yaslandı ve gerektiğinde Kastilya'ya vergi ödeyen ihtiyatlı bir denge siyasetiyle varlığını korudu. İki buçuk asır boyunca Endülüs Müslümanlığının son yurdu burasıydı.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Nasrîler
Gırnata'nın Yoğun Baharı
Düşen şehirlerden gelen göçler Gırnata'yı Endülüs'ün en kalabalık ve en canlı şehri hâline getirdi; zanaat, ticaret, tıp ve edebiyat son bir bahar yaşadı. Vezir ve tarihçi İbnü'l-Hatîb gibi âlimler bu dönemin yıldızlarıdır; şehrin medreselerinde ders halkaları sürdü. Gırnata, kaybedilen bütün şehirlerin birikimini tek başına taşıyan bir hafıza şehriydi.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Gırnata
Elhamra: Taşa İşlenmiş İkrar
Nasrî sultanlarının saray külliyesi Elhamra, adını kızıl surlarından alır: Kal'atü'l-hamrâ, 'kırmızı kale' demektir. Mukarnas kubbeleri, Arslanlı Avlu'su ve su sesiyle örülmüş bahçeleriyle İslam sanatının son büyük Endülüs eseridir. Duvarlarını binlerce kez tekrar eden bir nakış dolaşır: 've lâ gālibe illallāh', yani 'Galip yalnız Allah'tır'; küçülen bir devletin taşa işlediği bu ikrar, sarayın gerçek kitâbesidir.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Elhamrâ Sarayı