Bu oturumun anlatı halkaları
Göçmen Devletten Kurumlu Emirliğe
Abdurrahman ed-Dâhil, otuz iki yıllık emirliğinde isyanları bastırdı, düzenli bir ordu kurdu ve Kurtuba'yı devletin merkezi yaptı. Ardından gelen emirler divan teşkilâtını, adliyeyi ve darphâneyi geliştirdi. Endülüs artık doğudaki hilâfetin uzak bir eyaleti değil, kendi kurumlarıyla ayakta duran bağımsız bir devletti.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Abdurrahman I; TDV İslâm Ansiklopedisi · Endülüs
Sütun Ormanı: Kurtuba Camii
Abdurrahman ed-Dâhil 170/786'da Kurtuba Camii'nin yapımını başlattı; oğlu I. Hişâm tamamladı, sonraki emirler ve halifeler şehirle birlikte camiyi de büyüttüler. İki renkli at nalı kemerleri ve yüzlerce sütunuyla cami, bir 'sütun ormanı' olarak anılır ve İslam sanatının başyapıtlarından sayılır. Kurtuba 633/1236'da düşünce cami katedrale çevrildi; yapı bugün de ayaktadır.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Kurtuba
Bir Şehirde Kaç Dünya: Endülüs Toplumu
Endülüs toplumu tek parça değildi: Araplar ve Berberîler, İslam'a giren yerli ailelerin nesli olan müvelledûn, dinlerini koruyup Arap kültürünü benimseyen Mozaraplar ve köklü bir Yahudi cemaati aynı şehirleri paylaştı. Gayrimüslimler zimmî statüsüyle can, mal ve ibadet güvenliğine sahipti; cizye öder, kendi cemaat mahkemelerinde yargılanırlardı. Gerginlikler hiç yaşanmadı denemez; fakat bu düzen, çağdaşı Avrupa'ya göre dikkat çekici bir bir arada yaşama tecrübesiydi.
Kaynak · TDV İslâm Ansiklopedisi · Endülüs